kelimelerle anlatılmaz aslında yaşaman lazım...çok koştum çok yoruldum ama birileri gibi ne düştüm ne de öldüm..yaşamak zordu ama yine de her şeye rağmen güzel olan da oydu..
ardıma baktığımda hatırlanmaya değer pek bişi görmüyorum..ve de birilerinin beni hatırlamasını da istemiorum..
benden önce vardı bu dünya..ben yaşarken de var olmaya devam edio..ben öldüğümde de bi yerinden bişi eksilmez yaa..
neysee kısaca böle..umarım beğenirsiniz sayfamı :-)
benim çok sevdiğim bir şiir.sizle de paylaşmak istedim.buyrun okuyun..
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da Hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil, Bütün iş Tahir’le Zühre olabilmekte Yani yürekte.
Meselâ bir barikatta dövüşerek Meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken Meselâ denerken damarlarında bir serumu Ölmek ayıp olur mu?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da Hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Seversin dünyayı doludizgin Ama o bunun farkında değildir Ayrılmak istemezsin dünyadan Ama o senden ayrılacak Yani sen elmayı seviyorsun diye Elmanın da seni sevmesi şart mı? Yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık Yahut hiç sevmeseydi Tahir ne kaybederdi Tahirliğ’inden?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da Hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Timur’un defterdarı hesapta bir yanlışlık yapar. Bunun üzerine Timur o defterdara, hesap yaptığı kâğıtları yedirir ve işten kovar. Yerine Nasreddin Hoca’yı alır.
Hoca Nasreddin hesapları yufka üzerine yapmaya başlar. Timur, bunu görüp şaşırır ve sebebini sorar. Nasreddin Hoca cevap verir:
“Yemesi kolay olsun diye!..”
KALDIRIM TAŞI
Sadrazam Keçecizâde Fuat Paşa’nın yaptığı bazı işleri beğenmeyenler, aleyhinde türlü sözler söylerlerdi. İstanbul’un bazı sokaklarının kaldırımla döşenmesi de düşmanlarına dedikodu fırsatı vermişti.
Bir gün, birisi bu kaldırımların nasıl ve neyle yapıldığını sorunca Fuat Paşa’dan şu cevabı aldı:
“Bize atılan taşlardan yapıldı!..”
DAYANIKLILIK
Sultan Fatih, hocası Akşemseddin’e sordu:
“İnsan, açlığa ne kadar dayanabilir?”
Akşemseddin tebessüm ederek cevap verdi:
“Ölünceye kadar…
GÖRMEME NİMETİ Hilâl-i Râî'nin, Kör Şair Beşşar diye tanınan bir dostu vardı. Hilâl ona arasıra ağırca şakalar yapardı. Hilâl-i Râî bir gün Beşşar’a sordu:
“Cenab-ı Hak bir kimseyi görmekten mahrum ederse, onun yerine başka bir nimet verirmiş. Seninki nedir?”
Beşşar biraz kızarak cevap verdi:
“Senin gibilerin yüzünü görmemek...”
EŞSİZ ESER
18. yüzyılın meşhur Fransız şairlerinden A. Piron’a, yazar geçinen birisi bir gün şöyle demiş:
“Hiç kimsenin cesaret edemediği, etmeyeceği bir konuda eşsiz bir eser yazmak istiyorum, ne dersiniz?”
Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun? Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek. Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun? ''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek. Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun? Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek... Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun? Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak. Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun? Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek. Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun? Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak. Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun? Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime. Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun? Nereden bileceksin? Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken... Kıskanmazdım. Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda sarhoş olmazdım. Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni.. Ama sen hiç benimle olmadın ki...
Rüzgarda Ne Ateşleri Hasretinle Yaktımda Bir Seni Yakamadım, Beni Yaktıgın Gibi Çolde Su, Mahpusda Gün, Oruçta Ekmek Gibi Bekledim Seni Sense Araya Korkular Koydun Yasaklar Koydun Bitmez Tükenmez Engeller Koydun... Simdi Nerdesin Diye Sakın Sorma Sen Çağırdında Gelmedim Mi ? Sen Varken Darılmazdım Çiçeksiz Baharlara, Yagmurlu Havalara... Bu Kasvetli Aksamlara
Sen Varken Bakip İçlenmezdim Tren İstasyonlarına Otobüs Duraklarına...
Sen Varken Ayrılanlara Aglamazdım... Yıkılmazdım Biten Sevdaların Ardından Gidenlere Küsmezdim Kalanlara Acımazdım...
Sen Varken Böyle Üşumezdim, Titremezdim Masumdum, Çocuklar Gibi Boyle Delirmezdim, Küfretmezdim... Hele Ölmeyi Hic Düsünmezdim.
Simdi Soruyorum Sana Adı Sevdaysa Bu Cehennemin Sen Yaktında Ben Yanmadım Mııııııııı ?
Biliyorsun Bütün Acılarına "Yesil Isık" Yaktım Olmadı Bütün Korkularına "Arka Çıktım" Olmadı Dağlara Merdiven Dayadım Olmadı Haziranda Kar Oldum Yağdım Avuclarına Olmadı Sevdim Olmadi - Yandım Olmadı - Taptım Olmadı Artık Benden PES.. Bu Aşkın Biletini İstediğin Gibi KES.. Nasılsa Gidiyorsun Biliyorum Git.. Ama Ardında Aglayan Bir Çift Göz Paramparca Bir Yürek Ve Yıkılmıs Bir Dağ Görmek İstemiyorsan Çek Silahını, Daya Sırtıma Titrersem Namerdim Sen Vurdun da Ben ÖLMEDİMMİİİİ ? Sen Vurdunda Sen Vurdunda Ben ÖLMEDİM Mİİİİİİ ?
Simdi biz neyiz biliyor musun? Yikintilar arasinda yakinlarini arayan Oksuz savas cocuklari gibiyiz. Umut ve korkunun Hicbir anlam tasimadigi bir dunyada bir sey buldugunda Neyi, ne yapacagini bilmeyen cocuklar gibi Ve elbet biz de bu askta buyuyecek Her seyi bir baska aska erteleyecegiz Kis basliyor sevgilim Hosnutsuzlugumun kisi basliyor Bir yaz daha gecti hicbir sey anlamadan Oysa yapacak ne cok sey vardi Ve ne kadar az zaman Kis basliyor sevgilim Iyi bak kendine Gozlerindeki usul sefkati Teslim etme kimseye, hicbir seye Upuzun bir kis basliyor sevgilim Ayriligimizin kisi basliyor Giriyoruz kara ve soguk bir mevsime.
Bu müze var ya bu müze Seninle gezerken güzel Kimseler yoksa salonda Seni öpmek en güzel Bu rakı var ya bu rakı Seninle içerken güzel Kimler olursa olsun varsın Rakılı ağzından öpmek en güzel İşte bu dünya var ya bu dünya Seninle yaşarken güzel Sen varsın ya sen Ancak benimleysen güzel